Sürekli ve Süreksiz İş Sözleşmesi

İş Hukuku’nun temel yapı taşlarından bir tanesi de iş sözleşmesidir. Gerçek bir kişi ancak iş sözleşmesinin varlığı ile işçi sıfatı kazanırken, gerçek veya tüzel bir kişi de işveren sıfatı kazanır. İş sözleşmesiyle beraber işçi ve işveren arasında gerçek bir iş ilişkisi bulunduğu söylenebilir. İş sözleşmesi esasen Borçlar Hukuku sözleşmesinin içerisinde yer almaktadır. İşverenin işini bizzat görecek kişi olan işçiye önemli bir hüviyet kazandırır. Bu sözleşme iki tarafı da bir borç altına sokar. İşçi işverenine karşı işi yapmakla yükümlü olur. İşveren ise işçiye karşı emeklerinin karşılığını vermekle yükümlü olur. İş sözleşmesi canlıdır. Yani işçinin iş görmesinin kesintisiz devam etmesini sağlan devamlı bir sözleşmedir. https://www.sinaneroglu.av.tr/faaliyet-alanlarimiz/is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku/ sayesinde iş ve işçi haklarınızı öğrenebilirsiniz.

Belirli ve Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi

Sürekli iş sözleşmesi ile süreksiz iş sözleşmesinin tek bir ayrım noktası var o da üzerine sözleşme yapılan işin sürekli olup olmamasıdır. Bir iş süreksiz devam edecekse süreksiz iş sözleşmesi yapılır. Bunun dışında kalan bütün iş sözleşmeleri sürekli iş sözleşmesi kapsamındadır. Bir iş sözleşmesi yaparken sözleşmenin tarafları, İş Hukuku Kanunu ile belirlenen sınırların saklı kalması şartıyla ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde düzenleyebilirler. Eğer ki sözleşmeye imza atan taraflar, iş sözleşmelerinin sadece belli bir süre içerisinde geçerli olacağını açıkça veya örtülü bir şekilde ifade ederlerse bu sözleşme belirli iş sözleşmesidir. Bu tarz bir ifadenin olmadığı sözleşmeye ise belirsiz iş sözleşmesi denir. Yapılan bütün iş sözleşmelerinde herhangi bir süreden bahsedilmiyorsa o sözleşmeler belirsiz süreli iş sözleşmeleri olarak geçer. İş sözleşmesine sadece süre ya da bitiş tarihi koymasıyla sözleşme belirli hale döndürülemez. Tamamen objektif sebeple ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılmaktadır.